Kısa Tatil Önerisi: Kelebekler Vadisi / Suggestion for a Short Trip: Butterfly Valley

IMG_3813

Eh, 19 mayıs kapıdaysa kısa tatil planlama zamanı gelmiştir…

Kaçtı mı? Üzülmeyin, yaz geliyor! Cumadan izin alıp kaçışlar yakındır (umarım müdürüm buraları okumaz 🙂 )

Bu konu 2014 başlarında çadır ne yaa börtü böceğin içinde yatılır mı iğrenççç dememle açıldı, arkadaşlarımın ısrarlarına dayanamayıp eh bi denesem mi ki acabaya doğru aklımın kayıp, mat mı lazım şimdi bize dememle sonlandı.

Hayatımdaki en iyi tatillerden biriydi!

 

If it is mid- may, it is time to plan a short-trip!

Already passed? Don’t worry, summer is coming! It is time to plan long weekends  with a friday off ( hope my supervisor doesn’t read my blog:))

The camping issue has came into question in the beginning of 2014; as an urban-type I haven’t even imagined that I love camping that much!As my friends insist I’ve decided to give a chance and that was it! Best holiday ever!

Herşeyden önce, genel bir bilgilendirme olarak belirtmeliyim ki Kelebekler Vadisi’ni oldukça titiz bir ekip işletiyor. Siz de benim gibi titizseniz çadır tatili için en doğru adreslerden biri! Her sabah tuvaletteki temizlik kokusu çadır tatilinin keyfini çıkarmanızı sağlıyor, ayrıca fiyatlara da leziz kahvaltı ve akşam yemeği dahil. Bu imkanlar fiyatı çadır tatili için biraz yükseltse de yine de makul sayılabilir.

Fiyat detayı ve iletişim için tıktık.

Konu bize gelince; bir hafta önceden yaptık rezervasyonumuzu, sonra da topladık sırt çantamızı, hazırladık matımızı, çadırımızı çıktık yola.

 

 

First of all, I should inform you that Butterfly valley has organised by a well- trained and meticulous crew. If you’re very tidy -as me- Butterfly valley is definitely the best place for camping. You can fell the smell of cleanliness of the bath – eventhough it is public- every morning.Moreover, the price includes delicious breakfasts and dinners.All these details make the price a little higher but it is still valid for camping.

Click here for contact and price details.

Well, we’ve made our reservation a week ago, packed our bag, mats, tent and took the road!

Kaplumbağa mode on!!!

Kaplumbağa mode on!!!

1. Gün

Erken çıkmakta fayda var: Kelebekler Vadisi’ne tek ulaşım yolu deniz ve bu ulaşımı sağlayan da tek şirket var. Haziran başından itibaren sefer sayılarını sıklaştırıyorlar ama mayısta 3 seferleri oluyor: Sabah- öğlen- akşam fix. Eğer çadırınıza güzel bir yer bulmak istiyorsanız sabahki sefere yetişmek lazım. (not: evet biz kaçırdık, hayır çadırımıza güzel yer bulduk)

Fethiye merkeze gelince arabamızı güzel bir yere parkettik ve motor saatini beklemeye başladık. (tatilinizi kötü planlamayın, biz yaptık siz yapmayın!)

Motor gelince ayağınızdaki ayakkabıyı çıkarıp şıp diye zıplıyosunuz. Yarım saat – 45 dakikalık bir yolculuktan sonra sizi masmavi denizi, rengarenk çadırların olduğu bembeyaz kumsalı ve hemen arkasında yemyeşil vadi manzarasıyla Kelebekler vadisi karşılıyor. Manzaraya dalmış hayran hayran izlerken kaptan suyun ortasında motoru kapatıyor(?!) ve işin survivor kısmı başlıyor: şıp diye çıktığınız motordan foş diye suya atlayıp kıyıya kadar yürüyorsunuz! Tabi bu noktada az eşyası olanlar çok olanlara acıyan gözlerle bakıyor 🙂

Vadinin süper ekibine kimliklerinizi bırakıp kaydınızı yaptırdıktan sonra sıra çadırınıza yer bulmaya geliyor. Şöyle minik bir ağaç yanı (eh biraz gölge fena olmaz), önü deniz arkası orman inanılmaz güzel bir yer buluyoruz şansımıza. Çadırı nasıl kurmanız gerektiğini kendi başına bir post olarak paylaşırız zaten, şimdilik kısa geçiyoruz.

Eh çadır hazır, saat öğlen olmuş, biz zaten sabahtan beri yollardayız yorulmuşuz, aldık kitaplarımızı doğğru plaja, önce okuduk dinlendik, sonra yüzdük serinledik..Güneş kaybolmaya başladığında biz de topladık havlumuzu, kitabımızı güzel bir duş alıp kalın bir şeyler giyindik (malum mayıs o kadar da sıcak değil, yanınıza akşam için uzun kollu tshirt, gece için sweatshirt almakta fayda var 😉

Çadırıma yaslanmış kitabımı okurken

Çadırıma yaslanmış kitabımı okurken

Açık büfe servis edilen enfes yemeklerden sonra sahilde biraz yürüyüş yaptık; o karanlıkta dalgaların sahile vuruşunu duymanız lazım…

Eğer kalabalık bir grubunuz varsa akşam sahilde kamp ateşi yakabilirsiniz, hatta gitar taşıyan cengaver arkadaşınız varsa şarkı da söyleyebilirsiniz (akdeniz akşamları olmazsa sevinirim kusucaağğmm)

Benim tavsiyem; şarjlı minik bir hoparlörü atın çantaya (kim taşıyacak o koca gitarı bırak yaa), açın cepten spotify’ı hava da serinledi zaten, toplaşın çadırın içine, cepten çıkarın matarayı, artık korku hikayesi mi anlatırsınız masaüstü oyunu mu oynarsınız bilemem, arkadaşlarla tatilde olmak zaten yeterince mükemmel değil mi!

Day-1

It is offered to go on a way early: the only way to reach butterfly valley is via sea and there is only one small agency which makes ring tours btw Oludeniz- Butterfly valley.By the beginning of June they increase the number of journeys but there is only 3 journeys on May: Morning- mid-day and noon. You should take the morning boat if you want a nice place for setting up the tent.( Note: yes, we’ve missed it, no we found a pretty good place for the tent.)  

We parked our car to a place close to beach and started to wait for the boat. ( don’t plan your trip unsuccesfully like we did!)

Just hop-on the boat when it arrives. After 30-45 min. of travel, Butterfly valley welcomes you with the blue, clear sea, a white beach with colourful tents on it and deep green valley scene behind. While enjoying the scene the captain stops the engine when it is close enough to sea shore and here starts the enjoyable part: you need to hop-off from the boat in to the sea and walk until the shore like a survivor! It is better to not travel with a big luggage only for this moment 🙂

After sharing our identities with the super-staff of the valley, it is time to find a good place to set up our tent. Near a small tree ( to make shadow in the mornings),we ‘ve found a cool place in the between beach and forest.

When the tent is ready, the time already shows mid-day and we’ve been on the road since morning; we took our books to chill our in the beach, swim and relax..Close to sunset, we’ve turn back to tent, take a shower and wore something thicker. ( Although you can swim and sunbath, may is not as hot as summer months, must put sweatshirts into your luggage ;))

We’ve made a small hiking tour on the beach after we ate delicious meals in dinner; the noice of big waves in the dark was noticeable..

It is allowed to build a camp-fire on the beach- that can be enjoyable if you’re travelling with a group of friends- you can even sing a song with a guitar even if you have a strong friend to move the guitar during the trip 🙂

My advice is to put your bag one of the mini speakers ( portable than a big guitar),  play any song you want from Spotify, weather will be chilly; get inside the tent, take your drink, tell each other horror stories or play a table game.. In anycase, it is already awesome to be in a holiday with friends!

2. Gün

Böyle güzel bir uyanış yok! Çadırın fermuarını bir açtım; önüm kumsal, karşım deniz, minik ağacımız güneşten gölge yapıyor… Havlumu yere serip güzel bir stretchingle güne başladım, üstüne de güzel bir kahvaltı, şöyle köy yumurtalı falan, mutluluktan bayılma noktası! Stretching tamam, kahvaltı mis, şimdi sıra geldi vadiye yürümeye, o şirin kelebekler, rengarenk ağaçlar, yanımda yol boyu şırıl şırıl akan bir su… Farkettim ki hayatımda doğaya hiç bu kadar yakın olmamışım, ne ağacı, sokağa oynamaya inmemiş çocuğum ben 😦 Biz saat 9 gibi gidiş yolunda ilerlerken alman turistler dönüyorlardı, “amcacım ben bile sabahın köründe kalktım, sen neettin yatıp uyuyaydın”, altyazılı bir bakış fırlatsam da onun bana “Hi!” demesiyle ben de bütün gülen suratımla “Hi!” derken buluyorum kendimi!

Şelaleye doğru vadi yürüyüşü başlıyor

Şelaleye doğru vadi yürüyüşü başlıyor

Bahar ve doğanın uyanışı

Bahar ve doğanın uyanışı

Patika boyunca bize eşlik eden minik dere

Patika boyunca bize eşlik eden minik dere

Yürüyebildiğimiz yere kadar yürüdük patikada, yol bitti minik kayalara tırmanıp yine yürüdük, geriye dönüp baktığımızda manzara inanılmazdı… Tırmanış konusunda profesyonelseniz yolun geri kalanında iplere tırmanarak ilerleyebilirsiniz. Biz cesaret edemeyip döndük..

Şelale

Şelale

Bu harika yürüyüşten sonra attık kendimizi o güzel denize, aldık kitabımızı, atıştırmalıklarımızı bütün gün sahilde dinlendik, yüzdük, okuduk, yedik, içtik, eğlendik..

Günbatımı

Günbatımı

Sonra yine akşam yemeği ve Nural yorgunluktan bayılır. Bir uyku ama öyle böyle değil! Yerel literatürde oksijen çarpması diye bilinen, bünyeye oksijenin alışıldığından çok gelmesiyle salak olup standby’a alma durumu. Uyumuyorum öldüm sanırsın, arkadaşların sesini duyup tepki veremeyecek haldeydim! Panik yapmayın, normal. Yatın uyuyun.

Day-2

There is no such an awesome wake up- like a new born! When I open the zipper of the tent, there goes the sandy beach and sea beyong under the shadow of our tiny tree.. We’ve started the day with stretching exercises and a great turkish breakfast afterwards, makes you die for it! Finally, it is time for trekking through the valley; these cute butterflies, colourful flowers and a river which gives peace as it flows.. I’ve realised that I’ve never been that much close to nature. While we were on the way to waterfall aorund 9 o’clock, german tourist were coming back! I was –again- surprised how they can get up that much early on holiday!Anyway, We’ve passed through them by saying “Hi!”.

We’ve walked as much as we can thorugh the path, climbed small rocks and continued our way. The scene was unbelievable when we take a look back.. If you ‘re a professional in climbing, you can continue the tour by climbing the ropes, well we couldn’t.

After this experience, we’ve jumped the sea, read our books, snack sth, chill out all day, swim, eat, drink and had fun..

Finally, we all got exhausted. I fell deeply asleep because of oxygen sickness – that may happen also to you, just relax and sleep; that’s the cure-.

3. Gün

Toparlanma saati gelmiştir..

Dur bir daha denize gireyim demeyin, o çadır kolay toplanmıyor.

Kahvaltıdan sonra ufaktan başlayın; önce sırt çantaları, sonra şişme yatak ve en son çadır.. Toparlanın, son bir kez daha ayaklarınızı suya sokun, ve geri dönüşün mutlu hüznünü yaşayın…

Öğle motoruyla Vadi’den ayrılıyoruz, Ölüdeniz’in o yeşil-mavi suyuna baka baka istemeye istemeye döndük geriye, sonra arabamıza, sonra da evimize. Geride harika 3 günü bırakarak…

Day-3
It is time to pack your staff..

Don’t try to swim once more, it is not as easy as it seems to set up the tent.

Start right after the breakfast; backpack first, portable bed and finally the tent. Pack everything and take a look at the unbeliavable scene one last time..

We left the valley with the boat at noon, take our car from the city centre and drive back to home by thinking amazing holiday we left behind..

Çok kıskandım ben de bu tatilden istiyorum diyenlere öneriler:

  • Mayıs sonuçta, abartmayın! Yanınıza bir uzun kollu tshirt, gece için de bir çorap, eşofman altı ve sweatshirt alın.
  • Dağ yürüyüşünü kolaylaştırmak için yanınıza spor ayakkabısı alın, Converse’le olmaz o işler!
  • Aburcubur candır! Toplayın poğaça böreğinizi getirin. Vadi ekibi buna müsade ediyor. Öğlen aç kalırsınız yoksa, bizden söylemesi.
  • Kumsalda rahat etmek için imkanınız varsa hasır mat alın.
  • Mini hoparlör ve kitap zorunlu değil mecburi, bırakın ruhunuz da dinlensin!
  • Gece yürüyüşü için bir el feneri ve  çadır içi için minik led aydınlatma şart.
  • Keyfinize düşkünseniz deniz yatağı getirin, şişme yatak pompasıyla kolayca şişirirsiniz nasılsa.

Smart tips for whom jealous of this travel :):

  • Althought it is hot during the day, nights are still cold in may. Must pack a thick t-shirt, trousers,thick socks and a sweatshirt.
  • Make the trakking with professional sneakers, converse will be a bad choice.
  • Snacks always rocks! Don’t forget biscuits and pastries, staff allows it. It’s good to eat them as lunch at sea-side.
  • It’ll be nice if you can bring wicker mat.
  • Must bring your mini-speaker and books- let your soul relax!
  • If you’d like to go for a walk at night, bring your torch which also helps inside the tent.
  • If you’re a lazy type, bring your sea- bed with you; it’ll be easy to set up with the pump which you’ll already use for the bed in the tent.

Bu da bu tatilin ruhuna yakışır bir şarkı:

Here is the song of Butterfly valley spirit, enjoy!

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s