Lingo lingo şişeler // A cheerful sunday in Urla

img_5290

Bu pazar kendime izin verdim, şu güneşli sonbahar gününde ölümüne gezeceğiz dedim. Arkadaşları da organize ettim miydi tamamdır, düştük Urla’nın dönümlerce bağ yoluna.

Buraya bir parantez: ölümüne gezicez diyip evden yarımda çıkabildik, biri bizim ailemize evden çıkamayasınız inşallah diye lanet etmiş sanırım, hep aynı şey 🙂

Urla bağ yolu, Urla’nın unutulan şaraplarını tekrar hatırlatmak, üreticiyi tekrar ayağa kaldırmak, bir de bizim gibi pazar günü kendini ödüllendirmek isteyenler için yaratılmış harika bir fırsat.

This sunday I gave myself off for a day, made myself wander around in this sunny autumn day. I had organised the friends and let us get out quickly.

Note: We could get out of the house around twelve, someone probably cursed my family! We-just-can-not-get-out-of-the-house!

Urla Wine Rout is a great opportunity to remind Urla’s forgotten wines, support the producers and of course to reward yourself in weekend.

Milattan önce teee bilmem kaçıncı yüzyılda nam salmış Urla’nın şarapları. Hava rüzgarlı, toprak killi, ortam şahane. Urla’nın mübadeleden önce tüm Ege ve Akdeniz’e yaptığı ihracat Türkiye’nin geri kalanının 5 katıymış!! Buradaki Rumlar geri gönderilince bu bağlar yerini diğerleri gibi buğday, arpa vb. tarım arazilerine bırakmış. Hatta bu esnada Urla’nın yöreye özgü üzümü Urla Karası’da kaybolmuş.

Neyse ki günümüzde Urla Karası’nı hayata döndürmek ve bu topraktan en verimli şekilde yararlanabilmek için 7 imalatçı kollarını sıvamış durumda.

Şu an 5’i aktif olan imalatçılardan, yarım günde sadece 3ünü gezebildik.

Aktif olan imalatçılar: Urla Şarapları, Urlice, Mimoza, Usca,MMG.

Bizim gezebildiklerimiz sırasıyla; Urlice, Usca ve Urla Şarapları.

Bu bağları hangi sırayla gezdiğinizin bir önemi yok, zaten bir bağdan çıkıp kaybolsanız diğer bağda bulursunuz kendinizi 🙂 Ama sakınn bağ yolu diyince yürüyüş yolu gibi bişey aklınıza gelmesin. Hatta çok sağlam bir geçmişiniz yoksa bisiklet bile zor. Keza herkes araba ile geziyor.

img_1903

The wines of Urla were incredibly famous BC. The climate has a great role in in taste; with the wind and the clayey soil. Before the exchanging of population between Greeks and Turks, export of Aegea and all Mediterrean was 5 times more than it makes to the rest of the Anatolia! After the exchange, this efficient soil has used for wheat, barley etc. like the rest. In the meanwhile, Urla’s special grape Noir d’Urla got lost..

Thankfully, seven producers are now getting their hands dirty to revive Noir d’Urla back again and to treat the soil as how it should be.

We could only visit three of the producers as only five of them are currently active.

Active producers are: Urla Wines, Urlice,Mimoza, USCA, MMG.

We could visited sequentially: Urlice, USCA, Urla Wines.

Actually, it is not important which route you follow. In case you get lost between, you find another winery 🙂 Do not ever think of a walking path! Well, if you’re not professional in cycling, forget about it, too. Everyone is on their car.

urla-harita

 

İlk durağımız gördüğümüz en butik üretimi yapan Urlice oldu. Sadece üç tane fermantasyon tankı ama son derece otantik bir mahzenleri var. Mahzenlerinde klimasız ortamda şaraplarını ve fıçılarını bekletiyorlar – ki bu birçok üreticinin zahmet etmediği veya iklimden dolayı sağlayamadığı bir yöntem.- Bilge hanım bize hiç sıkılmadan üretim aşamalarını ve şaraplarıyla ilgili bilgileri verdi, heyecanı kaçmasın diye burda yazmıyorum 🙂

img_1909

 

20 dönüm araziden yılda yaklaşık 10-15 ton şarap elde ediyorlar. Kısacası şaraplarında seri üretime değil, lezzete önem veriyorlar. Restorantı var, şarabınızı içerken aperatiflerin de tadını çıkarabilirsiniz. Önemli nokta: tatil günlerinde tadım ve restaurant için 11:00-15:00 arası açıklar. Aklınızda bulunsun.

Our first stop is the very boutique production named “Urlice”. They own  only three fermantation tanks with a very memorable cellar. They just stock the barrels in the cellar without air conditioner which is a way that generally don’t bother or don’t provide due to natural climate. Mrs. Bilge has explained us briefly the production steps and the wines, I’m just not writing here for you to get from first hand 🙂

 

Thet got only 10-15 ton wine from 20 acres. In short, they value in taste, not the serial production. They have a lovely restaurant to taste aperatives drinking your tasteful wine. 

PS: They’re open between 11-15 in national holidays for tasting and restaurant as well, keep that in mind. 

img_1912

Buradan çıkışta kendimizi Usca‘da bulduk. Usca’nın farkı, Shakespeare’in Sonnetlerinden ilham alan bir tarzının olması. Her şarabın bir numarası var ve bu numara bir Sonnet’in ta kendisi. Hatta şişenin boynunda asılı olan kağıtta üretim parti numarasıyla beraber son iki satır yer alıyor. Usca’nın fiyatları diğerlerine kıyasla çok daha uygun. Tadımda çok güzel ilgileniyorlar ve son derece aydınlık bir mekanları var. Tadım yapıp üzerine bir şişe rose şarap açtırmışlığımız vardır 🙂 İmalathaneleri orta çapta, mahzenleri ise görülmeye değer.

img_5237

 

Next stop was Usca. The difference of it is the style inspired by Shakespeare’s Sonnets. Every wine has a number and that number is exactly the number of a Sonnet.Yet, the label on the wine bottle includes the lot number with the last two lines of the Sonnet. Usca’s prices are reasonable, they’re very welcoming during the tour and they have a light-well place. We had opened a bottle of rose wine 🙂 Their production is mid-wide but the cellar is worth to see.

img_5248

Bir sonraki ziyaretimiz en büyük üreticiye; Urla Şarapçılık’a. Kendileri Urla karası denilen üzüm türünü yeniden hayata geçirmek için oldukça uğraş vermişler. Bu üzümden elde ettikleri şarabı da tadım esnasında paylaşmaktan çekinmiyorlar.

tam cool olucam bi gülme geliyo :)

tam cool olucam bi gülme geliyo 🙂

Bahçe kapısından içeri girdiğinizde kendinizi Türkiye’de hissetmeyeceğinizin garantisini verebilirim..Harika bir peyzaj düzenlemesi ve bunun tam ortasında konumlandırılmış bir bina; bir yanı tadım için kullanılan salon, diğeri ise 2 odadan oluşan bir butik otel. Gecesi sadece 190€ 🙂 Otelin altında üretim tesisi ve mahzenleri var. Kaç fıçıları olduğunu sayamadım bile o kadar çok 🙂

img_1922

Buradan da elimiz boş dönmedik, ziyaretimizden dolayı %15 indirimle bir Bornova misketi şarabı aldık.

The last stop was the biggest producer; Urla Wines. They had struggled much to bring Noir d’Urla to life again luckily they’re gentle enough to share this tasteful wine during the tour.

I can guarantee that you’ll not feel yourself in Turkey when you get in to the door.. An incredible landscape arrangement with a building in the middle; half is a wide saloon for wine taste and the other half a boutique hotel with 2 rooms. One room is only 190€ 🙂 Production and the cellar is in the bottom of the hotel. They have a large number of barrels that I just couldn’t count how many 🙂

We also bought here a white wine with 15% discount.

img_5299

Saat 6 ya doğru artık evin yolunu tuttuk, biz yarım günde ancak 3 üretici gezebildik, bir günde tamamını gezebilirsiniz ama tadım yapmadan, iki goy goy çevirmeden ne işe yarar ki bir pazar günü?!

Sağlıcakla kalın, şarap için.

We had driven the house around 6 p.m. Well, we could visited only three of the producers, you can visit all, but that just doesn’t worth if you don’t taste the wine,chit chat with friends and enjoy the moment on a sunny Sunday.

Stay healthy, keep drinking wine.

img_1913

 

Tema müziği olmadan bırakmaaamm

Give a chance to theme sound.

 

 

 

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s